Afrika kökenli Helen ve Yemenli İbrahim. Yine iki farklı kütür yine renkli bir düğün. Damadın babası Yemen’in Amerika elçisi, düğün de Washington’da elçilikte gerçekleşti. Sözleştiğimiz adrese vardığımızda düğün için hazırlanmış harika bir malikane ile karşılaştık. Davetli salonu elçinin Amerikan devlet başkanları ile çekilmiş fotoğraflarıyla donatılmıştı. Clinton, Obama, Bush gibi devlet başkanlarının ağırlandığı bir salonda bulunmak ve yepyeni kişilerle tanışmak başta bizi heyecanlandırsa da damadın ve babasının alçakgönüllü...
Mehtap ve Burak ile yaptığım çekim öncesi görüşmeler sırasında belirrtikleri ilk şey edinecekleri fotoğrafların şimdiye kadar gördükleri düğün fotoğraflarından daha farklı olmalarını istemeleriydi. Aynı beklentiler içinde olduğu hissettiğim bu harika çiftle mekanlar ve diğer çekim detayları üzerinde konuşmaya başladık. Sabahın erken saatlerinde başladığımız çekimde Mehtap’ın güzelliği becerikli kuaför ve makyözün çalışmaları ile vurgulandı, gelinlik giyildi, hazırlıklar tamamlandı ve sıra günlerdir planladığımız şeyleri gerçekleştirmekte....
Göl kenarında bir ev, sular üzerinde yer alan sevimli ahşap iskeleler, yeşil çimler üzerine yerleştirilmiş beyaz tören sandalyeleri ve bahar renkleriyle donatılmış davetli masaları…Chanida ve Michaella buluşmak üzere kararlaştırdığımız adrese vardığımızda şaşkınlık ve mutluluk arası duygular içinde evin yolunu tuttuk. Çoğu genç çiftin hayallerini süsleyen masalımsı bir Nisan düğünü karşıladı bizi bir de Chanida’nın Tayland’dan gelen harika ailesi. Bir fotoğrafçı daha ne ister… Farklı kültürlerin senteziyle oluşturulan düğünler ve özel...
Sevgili Işıl ve nişanlısı ile düğün öncesi tanışıp detayları konuşmak için bir araya geldiğimizde ne kadar şanslı olduğumu düşünmekten kendimi alamadım. Güzel bir gelin, harika bir çift, sempatik mi sempatik bir ikli. Üstelik kusursuz organize edilmiş bir düğün günü. Bir fotoğrafçı daha ne ister?:) Her dakikasını fotoğrafladığım düğün günü, Işıl’ın pekiştirilmiş güzelliği ve zarafeti ile daha da farklı oldu bizim için. Çoğu fotoğrafçı gelini yönlendirir fotoğraf çekiminde , burada tam aksi, beni yönlendiren gelin. O kadar çok güzel...
Anıtkabir’de gerçekleştirdiğimiz çekim, masmavi bulutlar ve harika bir ışık eşliğinde gerçekleşti. Çekim mekanı başta bizi düşündürse de Ankara’nın en güzel ve anlamlı yerlerinden biri. Bu kadar çok farklı kare çıkacağını asla tahmin edemezdik. Bulutlarla değişen duvarların rengi, müthiş simetri ve aslanlı yolun büyüleyici atmosferi her karemizin farklı olmasını sağladı. Bu harika kareler için teşekkürler…
Fiona ilk görüşmemizde benden Türk kültürünü ve İstanbul’u en iyi şekilde tanıtacak düğün fotoğrafları çekmemi istedi. İstanbul’da çekim yapabileceğimiz yerleri sıraladıktan sonra zaman çizelgesi oluşturmaya çalıştık. Ortaköy’de başlayan çekimimiz Yıldız Parkı’nda devam etti ve Cennet Plajı’nda son buldu. Fiona ve Arif’e gün boyu korudukları sabırları ve enerjileri için ne kadar teşekkür etsem az. Beyaz gelinliğiyle vurguladığı zarafeti ve yüzünden eksik etmediği tebessümü ile Fiona tanıdığım en harika gelinlerden biri. Yine farklı...
Fotoğrafçıysanız ve güzel fotoğraf nasıl verilir biliyorsanız tatmin edici sonuçlar edinmek hiç te zor değil. Bu güzel fotoğrafları, Karina’nın işimi kolaylaştıran fotoğrafçı ve model kimliği sayesinde edindim. Her pozla değiştirdiği yüz ifadesi ve hareketleri ile Karina her fotoğrafçının dilediği bir model. Eşi Okayla harika bir ekip çalışması gerçekleştirdiler. Çoğu gelin düğün öncesi gelinliğinin kirlenmesinden korkar, Karina tek kelimeyle herkesi şaşırttı. Saman yığınlarını görünce burası harika burda çekim yapalım dedi ve saman...
Kim demiş yağmurlu havada çekim olmaz diye…Bulutların renkten renge girişi kadrajımızı farklı renklerle doldursa da yağmurlu havada yapılan çekim, güneşli havadakinden daha fazla süprizlerle geliyor bize. Bulutlar arkasına gizlenen güneşin deniz üzerinde oluşturduğu pırıltılar, kayaların ihtişamı ve Evrim ve Savaş ikilisinin harika pozları ile birleşince sonuç müthiş oldu. Şu bulutların oyununa bakın, her defasında değişen stüdyo fonu gibi.
Her detayı aylar öncesinden planlanan bu düğün töreninde Heather ve Richard’ın mutluluğunu fotoğraflamak üzere görevlendirilmek bizi çok mutlu etti. Törene onlarla hazırlandık, onlarla heyecanlandık ve onlarla mutlu olduk. Gelinin nedimeleriyle başlayan limuzin yolculuğu, kilisede davetlilerin mutlu bakışları arasında son buldu. Gelinden önce koridorda yürüyerek yere çiçek serpen sevimli çocuklar gelin ve damadın çocukları. Aile oluşturduktan sonra evlenmeye karar veren Heather ve Richard, rahip eşliğinde karı-koca ilan edildikten sonra mutluluk gözyaşları...
Bize İstanbul’un en güzel yerinde İstanbul Boğazı’nda çekim yapma fırsatını verdiği için Burcu ve Mustafa’ya sonsuz teşekkürler. Güneşli bir günde boğazın turkuaza çalan maviliği, Hekimpaşa Yalısı’na yapılan yolculuk sırasında yakalanan harika kareler ve bize tuval olan yol üzerindeki yalılar ve tanıştığımız en sempatik çiftlerden biri olan Burcu ve Mustafa’nın misafirperverliği ile Eylül ayında unutulmaz bir düğün.
Tanımaktan dolayı hep memnun olduğumuz ve olacağımız bu harika çift, boğazın gece ışıklarıyla dünya evine girdi. Sabahın erken saatlerinden gecenin ilerleyen saatlerine kadar birbirinden güzel kareler ekledik portfolyomuza. Papatya el çiçeği ve saçlarına iliştirdiği minik papatyacıklarla en zarif gelinlerimizden biri olan Rezzan’a ve esprileriyle bizi güldüren damat Ozan’a sevgilerimizle…Bakalım onlar bizim için ne demişler…
‘Merhaba Yelda :)
Sizi tanıdığımız için ve düğün fotoğraflarımızı çektiğiniz için ne kadar mutlu olduğumuzu konuştuk...
Sevgili Hatice, liseden sınıf arkadaşım. Fotoğraf, arkadaşlığımızı tazelemekle kalmadı, gülümseyerek hatırlayacağımız güzel bir gün hediye etti bize. Hatice ve Mehmet’in bu özel günlerinde yanlarında bulunup heyecanlarına tanık olmanın anlamı çok büyük benim için. Hatice’nin sayesinde harika biri ile daha tanıştık, Mehmet. Mehmet, nişanlı oldukları dönemde uzun uzun nasıl evlilik teklifi edeceği üzerine düşünmüş ve unutulmaz bir süpriz hazırlamış Hatice için. Burada onların bu özel anını sizlerle paylaşmak çok isterdim ama onlar ister...
Emel’i herkes kırmızılı gelin diye tanıyor. Ben de O’ndan bahsederken ‘Hani kırmızı ayakkabılı gelinim var ya’ diyorum. Eşine benzerine zor rastlanır kırmızı el çiçeği, kırmızı saten pabuçlar ve kırmızı ruju ile O artık portfolyomun kırmızılı gelini. Tüm düğün günü birlikte geçirdiğim Emel ve Yağız ile çekimin her dakikasından büyük zevk aldım. Damat Yağız da diğer tanıdığım damatlar gibi gelinin poz verme hızına ulaşamayıp eşi kadar başarılı olamasa da uyumda kusursuzdu. Lunapark’ta bile :)